Sürdürülebilir Su Verimliliği Yönetimi

Su, yaşamın özü…

Kokusuz, tatsız ama vazgeçilmez bir kimyasal bileşik. İnsan refahının, sürdürülebilir kalkınmanın ve geleceğimizin en kritik girdisi. Ancak bugün, ülkemizin su tablosuna baktığımızda karşımıza endişe verici bir manzara çıkıyor.

Türkiye’de kullanılabilir su miktarı yaklaşık 112 milyar m³. 2022 verilerine göre yıllık tüketim 57 milyar m³; bunun %44’ü tarımsal sulama, %12’si içme-kullanma, %11’i sanayi için harcanıyor. Kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı ise 1.313 m³. Uzmanların öngörüsü, 2030’dan sonra bu rakamın 1.000 m³’ün altına düşeceği yönünde. Bu da bizi “su sıkıntısı çeken ülke” kategorisine sokacak.

Türkiye, iklim değişikliğine bağlı riskler açısından yüksek riskli bölgelerden biri. 2015–2040 döneminde kurak geçen gün sayısının 4 ila 15 gün artacağı öngörülüyor. Kar örtüsü azalıyor, kar kütlesi daha hızlı eriyor. Bahar ve yaz aylarında su stresinin artacağı artık bilimsel bir gerçek.

Yeni yönetmelik devrede

Bu tablo karşısında Tarım ve Orman Bakanlığı harekete geçti. Su Verimliliği Yönetmeliği, 27 Aralık 2024 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmelik kapsamında;

  • Su kaynaklarının korunması ve verimli kullanılması,
  • Su verimliliği sisteminin kurulması ve uygulanması,
  • Faaliyetin özelliğine ve büyüklüğüne uygun yeterli sayıda personelin görevlendirilmesi,
  • Su verimliliği planlarının hazırlanması, onaylanması, izlenmesi ve güncellenmesi,
  • Sürekli su verimliliğinin iyileştirilmesi

zorunlu kılınmıştır.

Ayrıca, kuruluşların ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi Standardı’na uygun sistem kurmaları şart hâline getirilmiştir.

Kuruluşlara getirilen yükümlülükler

  • Su verimliliği sistemi kurmak ve uygulamak,
  • Su kayıplarını azaltmak,
  • Arıtma sistemleriyle geri dönüşümü artırmak,
  • Yağmur sularını biriktirip kullanmak,
  • Su kayıplarından doğan ekonomik zararları azaltmak,
  • Yeni kaynaklar bulmak ve talebi minimize etmek,
  • Kısa, orta ve uzun vadeli stratejik planlar hazırlamak.

Ayrıca kuruluşların, mavi, yeşil ve turkuaz renklerle sınıflandırılan su verimliliği belgelerini alması zorunlu hâle getirilmiştir.

İyi uygulama örnekleri

Bazı belediyeler, park ve bahçe sulamasında yağmur suyu toplama sistemleri kurarak içme suyu kullanımını azaltıyor.

Tekstil sektöründe bazı fabrikalar, atık suyun arıtılarak yeniden kullanılması sayesinde yıllık su tüketimini %30’a kadar düşürdü.

Tarımda damla sulama sistemine geçen çiftçiler, aynı ürün verimini %40 daha az suyla elde edebiliyor.

Hanelerde yapılan pilot uygulamalarla gri su sistemleri (lavabo ve duş sularının tuvalet rezervuarlarında kullanılması) devreye alındı.

Sonuç

Su kıtlığı artık kapımızda. Bu yalnızca devletin, kurumların değil; hepimizin sorumluluğu. Evimizde, iş yerimizde, tarlamızda…

Su verimliliğini hayata geçirmek zorundayız.

Çünkü suyu korumak, geleceği korumaktır.